Son Eklenenler :
Son Eklenen Filmler
Liste:


Gaybı kim bilir?

Sual: Gayb nedir? Gaybı kimler bilebilir?
CEVAP
Gayb, duygu organları ile veya hesap ile, tecrübe ile anlaşılmayan şey demektir. Gaybı ancak Allah bilir. O, Âlim-ül-gayb [gaybı bilen]dir (Haşr 22) ve Allâmül-guyûb [gaybları en iyi bilen]dir. (Sebe 48)

Bu konudaki birkaç âyet meali şöyledir:
(Allah’ın, gaybları en iyi bilen olduğunu hâlâ anlamadılar mı?) [Tevbe 78]

(De ki: Gaybı bilmek Allah’a mahsustur.) [Yunus 20]

(Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir.) [Hud 123, Nahl 77]

(De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka bilen yoktur.) [Neml 65, Hücurat 18]

Gaybı Peygamberler de bilmez. Bu konudaki birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:

(Ben gaybı da bilmem.) [Enam 50, Hud 31]

(Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır.) [Enam 59]

(De ki: Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim.) [Araf 188]

Gaybı cinler de bilmez. Bir âyet meali:
(Cinler gaybı bilselerdi, zelil edici azap içinde kalmazlardı.) [Sebe 14]

Falanca hoca, filanca falcı gaybı biliyor demek küfür olur. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Falcının, büyücünün veya başka birinin gaybdan verdiği haberlere inanan, Kur’an-ı kerime inanmamış olur.) [Taberani]

Allahü teâlâ dilerse, Peygamberlerine bazı gayblarını bildirir. Bu konudaki iki âyet meali şöyledir:
(Allah size gaybı bildirmez; fakat dilediği Peygamberine gaybı bildirir.) [Al-i imran 179]

(Allah gayba kimseyi muttali kılmaz; ancak dilediği Peygamber müstesna. Çünkü her Peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar.) [Cin 26, 27]

Hazret-i Musa, ledün ilmine sahip, yani Allah’ın kendisine gaybları bildirdiği bir zata, (Rabbimizin sana öğrettiği doğruyu bulmama yardım edecek hayra götürecek bir ilmi bana da öğretmen için, sana tâbi olmak istiyorum) dediği Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. (Kehf 66)

Gaybları bilen, ledünni ilme sahip olan bu zatın Hazret-i Hızır olduğu bildirilmiştir. Resulullah efendimize ise, birçok gayblar bildirilmişti. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Saflarınızı tamamlayın. Çünkü sizi elbette arkamdan da görüyorum.) [Müslim]

(Rükû ve secdeleri düzgün yapın, Allah’a yemin ederim ki, sizin rüku ve secde yaptığınızı arkamdan görüyorum.) [Buhari, Müslim]

Gözde görmeyi yaratan Allahü teâlâ, diğer uzuvlarda da görmeyi yaratmaya kadirdir. Resulullahın bu mucizesini inkâr eden, Allah’ın kudretini inkâr etmiş olur. Resulullahın gündüz aydınlıkta nasıl görürse, gece karanlıkta da aynen gördüğü Buhari’deki hadis-i şerifte bildirilmiştir.

Evet, Allah’tan başka gaybı kimse bilemez. Bilir demek küfürdür. Bir gün Resulullah efendimizin devesi kayboldu. Münafıklar bunu fırsat bilip, (Hani göklerden, Cennetten, Cehennemden bahsediyordu. Kaybolan devesinin yerini bile bilmiyor) dediler. Münafıkların bu sözü Resulullah efendimize ulaşınca, (Vallahi ben ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim. Şu anda Rabbim, bana devemin nerede olduğunu bildirdi. Devem, şu anda falanca yerdedir) buyurdu. Tarif edilen yere gidip deveyi bir ağaca bağlı olarak buldular. (Mevahib-i ledünniyye)

Ancak, Allahü teâlâ bildirirse Resulü de, evliyası da bilebilir. Bunun delillerini yukarıda genişçe bildirdik. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Kalbleriniz temiz olsa idi, siz de benim duyduklarımı duyardınız.) [İ. Ahmed, Taberani] (Bu hadis-i şerifteki gibi kalbi temiz olan Hazret-i Ömer, Medine’den İran’daki ordusunu görüp, komutanı Sariye’ye, “Dağa yanaş” demiştir. (Ş. Nübüvve)

Yine bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Geçmiş ümmetler içinde vukuundan önce bazı gaybları haber veren keramet ehli zatlar var idi. Ümmetimden de Ömer onlardandır.) [Buhari, Müslim]

Hazret-i Ömer’inki gibi başka evliyadan da birçok keramet görülmüştür. Kur’an-ı kerim bunu bildirmektedir. (Neml 38-40, Meryem 24, Al-i imran 37, Kehf 17,18)

Netice: Allahü teâlâ dilediğine gaybı bildirir ve o da gaybdan haber verir. (Avarif-ül-mearif)

Beş gaybın mahiyeti
Sual: (Lokman suresinin 34. âyetinin klasik tefsirinde, bu âyette beş gaybın bildirildiği söyleniyorsa da bu doğru değildir, çünkü günümüzde yağmurun ne zaman yağacağı ve rahimdeki çocuğun cinsiyeti önceden biliniyor) deniyor. Klasik tefsirler yanlış mı?
CEVAP
Klasik tefsir denilerek, müfessirlere dil uzatılması kıyamet alametidir. Resulullah efendimizin (Âhir zamanda sonra gelenler [türediler], önceki âlimleri cahillikle suçlayacaktır) hadis-i şerifindeki mucizesi meydana çıkıyor. Eski âlimleri suçlamak moda hâline gelmiştir. Bu da o hezeyanlardan biridir. O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
(Kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir. [Nereye, ne zaman ve ne miktarda] yağmur yağdıracağını ve rahimlerde olanı da O bilir. Hiç kimse, yarın [hayır ve şerden] ne kazanacağını ve nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.) [Lokman 34]

Cebrail aleyhisselam, kıyametin ne zaman kopacağını sorunca, Resulullah efendimiz, (Bu hususta, sorulan, sorandan daha bilgili değildir. Bunlar Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği beş husustur. Kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir. Yağmuru o indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını ve nerede öleceğini bilemez) buyurunca Cebrail aleyhisselam (Doğru söyledin) diye cevap verdi. (Ebu Davud - Kurtubi)

Mensur, rüyada ölüm meleğini görüp, ne kadar yaşayacağını sorar. O da, beş parmağını gösterir. Tabircilerden kimi beş yıl, kimi beş ay, kimi beş gün yaşayacaksın derler. İmam-ı a’zam hazretleri, (Ölüm meleği, “Ben bunu bilmem. Bu, Lokman suresindeki bilinmeyen beş gaybdan biridir” demek istemiştir) buyurur. (Medarik tefsiri)

Gayb nedir? Gaybın mahiyeti bilinirse, bu mesele gayet kolay anlaşılır. His organlarıyla, teknik bilgiyle, yani tecrübe ve hesapla anlaşılamayan şeylere gayb denir. Mesela Cennetin, Cehennemin ve meleklerin varlığı böyledir. Bir çocuğun büyüyünce, iyi mi, kötü mü, âlim mi, zalim mi olacağı gibi şeyler akılla, teknikle bilinemez. Bugün ultrasonla veya başka yolla çocuğun cinsiyetinin tespiti gayb değildir. Bilinen bir şeyin gösterilmesidir. (Ana rahmindekini ancak Allah bilir) ifadesi, sadece cinsiyetle ilgili değil, (Çocuğun sağ salim doğup doğmayacağını, said mi şaki mi, yani Cennetlik mi Cehennemlik mi olacağını, ne işler yapacağı, nerede yaşayıp nerede öleceği gibi hususları ancak Allah bilir) demektir.

Çocuğun uzuvlarının bir cihazla görülmesi, gayb değildir. Yahut anne karnı ameliyatla açılıp bakıldığında, çocuk erkek mi, dişi mi diye görünce gayb bilinmiş olmaz. Karnını yarmayıp da, bir cihazla veya ultrasonla bilinirse, bu da gaybı bilmek olmaz. Aletlerle yağmurun gelişini görüp, yarın yağmur yağacak diye tahminde bulunmak da gaybı bilmek değildir. Eve doğru gelen adamı pencereden görüp (Biri geliyor) demek, gaybı bilmek olmaz. Yağmur bulutlarının geldiğini görmek de bunun gibidir. Görmeden bilmek, gaybı bilmek olur. Bir duvarın arkasındaki şeyler, bize göre gaybsa de, bir aletle görebiliyorsak gayb olmaktan çıkar.

Hazret-i Ömer’in İran’daki ordusunun kumandanına, Medine’den seslenmesi ve sesini ona duyurması keramettir. Bugün Medine’den İran’la telefon veya başka cihazla konuşulması keramet değildir. Şimdi biri çıkıp da, ben de Medine’den konuşuyorum, benimki keramet olmadığına göre, Hazret-i Ömer’inki de keramet değildi diyemez.

Anne karnındaki çocuğun cinsiyetini bilme imkânı yoksa o gayb demektir. Yağmurun ne zaman yağacağı bir aletle bilinmediği zaman, o da gaybdır. Bunlar gayb değil diyerek hadis-i şerife ve tefsirdeki bilgilere klasik yorum diye saldırmak çok çirkindir.

Kalblerden geçenleri bilmek
Sual: Kalblerden geçeni ancak Allah bilir diye bir âyet var mı?
CEVAP
Evet, birçok âyet-i kerime vardır. Birkaçının meali şöyledir:

(İnsanı ben yarattım ve nefsinin kendisine fısıldadığını [ne düşündüğünü] bilirim ve ben ona şah damarından daha yakınım.) [Kaf 16]

(Allah onların kalblerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.) [Neml 74]

(Elbette Allah kalblerin içindekini hakkıyla bilir.) [Al-i İmran 119]

(Allahü teâlâ, kalblerinizde ne varsa hepsini bilir.) [Al-i İmran 154]

(Onlar, ağızlarıyla, kalblerinde olmayanı söylüyorlardı. Hâlbuki Allah, onların kalblerinde gizlediklerini elbette bilir.) [Al-i İmran 167]

(Onların kalblerinde olanı Allah bilir.) [Nisa 63]

(Allah kalblerde olanı bilir.) [Enfal 43, Zümer 7, Tegabün 4]

(Allah kalblerde olanı bilendir.) [Hud 5]

(Sözlerinizi gizleseniz de, açığa vursanız da birdir; O, kalblerde olanı bilir. Yaratan hiç bilmez mi?) [Mülk 13, 14]

Kalblerden geçeni yalnız Allahü teâlâ bilir. Bir de Onun bildirdiği enbiya ve evliya, Onun bildirdiği kadar bilir.

Ölüye de, diriye de işittiren Allah’tır
Sual: (Maide suresinin 117. âyetinde Hazret-i İsa’nın yaşarken gaybı bildiği, öldükten sonra bilmediği açıklanıyor. O hâlde ölmüş olan peygamberler de, evliya da gaybı bilemez; çünkü onlar ölüdür, işitmezler. Bunun için, “Şefaat ya Resulallah” demek şirktir) diyen sapıklar var. Diriye işittiren Allah, ölüye işittiremez mi? Benim anladığıma göre, (Ölü peygamber işitmez) demekle, burada sorgulanan peygamber değil, Allahü teâlâdır. Ruh ölmediğine ve işiten ruh olduğuna göre, ruha işittiren Allahü teâlâ değil mi?
CEVAP
Bildirilen âyet-i kerimenin meali şöyledir:
(Allah, “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, beni ve annemi Allah’tan başka iki ilah edinin mi dedin?” diye sorduğu zaman, “Hâşâ, hak olmayan sözü söylemenin bana yaraşmayacağını elbette Sen bilirsin. Sen, benim içimde olanı da bilirsin. Ben Senin zatında olanı bilmem. Ancak sen Allâm-ül guyubsun [gaybları en iyi bilensin]. Ben onlara sadece, bana emrettiğin gibi, “Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin” diye söyledim. Aralarında bulunduğum müddetçe onlara şahittim. Beni aralarından aldıktan sonra, onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahitsin.) [Maide 116, 117]

Bu âyet-i kerimeden, İsa aleyhisselamın, onların yanındayken gaybı bildiği, onların arasından ayrılınca bilmediği mânâsını çıkarmak yanlış olur. Hazret-i İsa, ölmeden göğe yükseltildiği hâlde, sualde, (Onun öldükten sonraki durumu bilmediği) söyleniyor. Hâlbuki âyet-i kerimede, (Öldüğün zaman) denmiyor, (Aralarından beni aldığın zaman) buyuruluyor. Ayrıca, (Hazret-i İsa, aralarındayken onları o gözetliyordu, o ayrılınca artık Allah gözetledi) anlamı da çıkmaz.

Bıçağa kesme, ateşe yakma özelliğini veren Allahü teâlâdır. Belli bir zaman için, bu özelliği kaldırabilir. Nitekim İsmail aleyhisselamı bıçak kesmediği gibi, babası İbrahim aleyhisselamı da, Nemrud’un ateşi yakmamıştır. Bu Allahü teâlâ için zor şey değildir. Ölü kimselerin işitmeleri ve iş yapmaları da, aynıdır. Bunlara itiraz etmek, Allahü teâlânın sonsuz kudretine itiraz olur.

Evliya da, enbiya da, yaşarken gaybı bilmedikleri gibi, ölünce de bilmezler. Bundan Allahü teâlânın diledikleri müstesnadır. Yani Allahü teâlânın, yaşarken de, vefat ettikten sonra da, kendilerine gaybı bildirdikleri, bunun dışındadır. Vehhabîlerin (Ölü işitmez) demeleri de çok yanlıştır, çünkü ruh ölmez. İşiten ruhtur. Sadece enbiyanın, evliyanın ruhları değil, kâfirlerin ruhları da işitir. Ölülerin işittiklerine dair çok hadis-i şerif vardır. Birkaçı şöyledir:
(Eğer kabre konan kişi mümin ise, kabri genişletilir. Kıyamette insanlar diriltilinceye kadar kabri hoş kokularla doldurulur. Kabre konan kişi kâfir ise, demirden bir tokmakla başına vurulur. Öyle bir çığlık atar ki, cin ve insanların dışındaki bütün canlılar işitir. Kabri öyle daraltılır ki, kaburga kemikleri birbirine geçer.) [Buhârî, Müslim]

(Kabir azabı vardır.) [Buhârî] (Azap diriye yapılır.)

(Kabir, ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur.) [Tirmizî]

(Ölü kabre konurken, ayak seslerini işitir.) [Buhârî] (Diri olan işitir.)

Bedir’de şunlar öldü gitti denilince, öldü denmesin diye Allahü teâlâ mealen buyurdu ki:
(Fî-sebîlillah [Allah yolunda] öldürülenlere ölü demeyin. Onlar diridir, ama siz bunu anlayamazsınız.) [Bekara 154]

Demek ki, can çıkmakla insan ölmüyor, ruhu bedenden ayrılıyor. Beden çürüse de, ruh işitiyor, iş yapıyor. Hazret-i Hızır’ın ruhunun iş yapması, yardıma koşması da böyledir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Uhud’da şehid olan kardeşlerinizin ruhları, yeşil kuşlarla Cennete gitmiştir. Onlar Cennetin ırmaklarından su içer, meyvelerinden yiyip Arş’ın gölgesinde asılı altın kandillerle giderler, istirahat ederler. Yiyeceklerin, içeceklerin lezzetini ve orada yaşanan hayatın güzelliklerini tattıkları zaman, “Allahü teâlânın bizlere neler verdiğini kardeşlerimiz bilselerdi de, cihaddan çekinmeselerdi” dediler. Allahü teâlâ da, "Ben onlara, sizin durumunuzu bildiririm" buyurdu.) [Müslim, Tirmizi, İbni Mace]

İşte bu durumun bildirildiği, o âyetin meali: (Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın, onlar Rableri indinde diridir ve Allah’ın bol nimetinden sevinç içinde rızıklanırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayanlara [henüz şehid olmamışlara, şehitlikte] korku olmadığını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.) [Al-i İmran 169]

Âyet-i kerimelerde, (Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin, onlar diridir) diye ikaz ediliyor. Bunların yiyip içtikleri de bildiriliyor. (Ölü işitmez, iş yapmaz) diyenler, bu âyet-i kerimelere ve hadis-i şeriflere karşı gelmiş oluyorlar.

Peygamberler ve evliya zatlar, şehitlerden elbette üstündür. Şehitler ölmeyince, yiyip içince, Resulullah’ın ve evliyanın ölmeyip yiyip içtikleri ve tasarrufta bulunmaları nasıl inkâr edilir ki?

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Kalbleriniz temiz olsaydı, siz de benim duyduklarımı duyardınız.) [İ. Ahmed, Taberânî]

Bu hadis-i şerifteki gibi, kalbi temiz olan Hazret-i Ömer, Medine’den İran’daki ordusunu görüp, komutanı Sariye’ye, (Dağa yanaş!) demiştir. (Şevahid-ün Nübüvve)

Yine bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Geçmiş ümmetler içinde, olay meydana gelmeden önce bazı gaybları haber veren keramet ehli zatlar vardı. Ümmetimden de Ömer, onlardandır.) [Buhârî, Müslim]

Hazret-i Ömer’inki gibi, başka evliyadan da birçok keramet görülmüştür. Kur’an-ı kerim bunu bildirmektedir. (Neml 38-40, Meryem 24, Al-i İmran 37, Kehf 17, 18)

Netice: Ölü olsun, diri olsun, Allahü teâlâ dilediğine gaybı bildirir; o da gaybdan haber verir. (Avarif-ül-mearif)

Münafıkların bilinmesi
Sual: Ebu Hüreyre, (Resulullah, âlemin yaratıldığı zamandan, yok olacağı güne kadar, olmuş ve olacak şeyleri bize bildirdi. Bunlardan bildirilmesi gerekenleri size bildirdik. Gerekmeyenleri, bildirmedik) diyor. Bu, Peygamberimizin her gaybı bildiğini göstermez mi? Kıyamette Resulullah'a, Eshab-ı kiram arasına karışan münafıklar için söylenecek olan (Senden sonra onların neler yaptıklarını biliyor musun?) sözü, buna aykırı değil mi?
CEVAP
Hayır, aykırı değildir. Bütün peygamberler, gaybların tamamını değil, ancak kendilerine bildirilenleri bilir. İkinci sözün açıklaması şöyledir:
Resulullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, münafıkların kimler olduğunu biliyordu, bunları tek tek Hazret-i Huzeyfe’ye bildirip, (Allahü teâlâ beni, onların cenaze namazını kılmaktan men etti) buyurdu. Hazret-i Huzeyfe’den başka kimse onları bilmiyordu.

Resulullah'ın vefatından sonra, Hazret-i Ömer, cenaze olduğu vakit, Hazret-i Huzeyfe’ye bakardı. O cenaze namazını kılarsa kılar, kılmazsa, o da kılmazdı. Âhirette de, o kimselerin münafık olduklarını elbette biliyordu. Onları orada rezil etmek için Allahü teâlâ öyle buyuracaktır. Nitekim bir insanın ne günah, ne sevab işlediği, kiramen kâtipleri denen meleklerce kayda alındığı hâlde, âhirette günah işleyen organlar da konuşacak, şahitler çoğalacaktır. Hiç kimse yaptıklarını inkâr edemeyecektir.

Gaybı insan bilemez
Sual: Bir hoca, (Gaybın bazılarını insanlar da bilir, mesela Güneş’in ne zaman doğup, ne zaman batacağını veya Ay ve Güneş tutulmalarının zamanını insanlar da bilir) dedi. Güneş’in doğup batması, Ay ve Güneş’in ne zaman tutulacağı gayb mıdır?
CEVAP
Hayır, gayb değildir. O hoca, gaibi [gaybı] bilmediği için öyle konuşmuş.

Duygu organlarıyla veya hesapla, tecrübeyle anlaşılamayan şeye gayb denir. Binlerce yıl önce nelerin olduğu, binlerce yıl sonra nelerin olacağı [mesela Kıyametin ne zaman kopacağı] gibi hususlardan duygu organlarıyla, hesapla, kitapla, tecrübeyle veya herhangi bir alet vasıtasıyla anlaşılamayan şeylere gayb denir. Arkeolojik kazılarla binlerce yıl önce olmuş olayları tespit etmek veya astronomik araştırmalarla binlerce yıl sonra Güneş’in ne zaman tutulacağını bilmek, gaybı bilmek değildir. Cinsiyeti teşekkül etmiş anne karnındaki bir çocuğun cinsiyetini ultrasonla veya başka bir yolla bilmek gaybı bilmek değildir. Yağmurun veya karın yağacağını aletlerle önceden bilmek gayb değildir. Çeşitli hesaplarla, Güneş’in şu saatte batacağını, Ay’ın falanca tarihte doğacağını söylemek de gayb değildir.

Her gaybı ancak Allah bilir. (Bazılarını insanlar da bilir) demek aşağıdaki âyet-i kerimeleri inkâr olur:
(Gaybı bilmek Allah’a mahsustur.) [Yunus 20] (Bazıları insanlara mahsus değildir.)

(Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir.) [Hud 123, Nahl 77] (Bazıları insanlara ait değildir.)

(De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka bilen yoktur.) [Neml 65] (Bazılarını insanların bileceğini söylemek bu âyet-i kerimeye de aykırıdır.)

(Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır.) [Enam 59] (Bazı gaybın anahtarları insanların yanında değildir.)

(Allah’ın, gaybları en iyi bilen olduğunu hâlâ anlamadılar mı?) [Tevbe 78]

Peygamber de gaybı bilmez
Yukarıdaki âyet-i kerimeler gaybı yalnız Allah'ın bildiğini göstermektedir. Peygamberler, melekler, cin ve şeytanlar da gaybı bilemez.

Gaybı Peygamber efendimiz de bilmez. Bir âyet-i kerime meali:
(De ki: Ben gaybı bilmem.) [Enam 50, Hud 31]

Peygamber efendimizin gaybı bildiğine dair birçok hususlar, bu âyet-i kerimeye aykırı değildir. Gaybı peygamberler bilmez, ama Allah bildirirse elbette bilirler. İki âyet-i kerime meali:
(Allah size gaybı bildirmez, fakat dilediği resulüne bildirir.) [Âl-i İmran 179]

(Allah gayba kimseyi muttali kılmaz, ancak dilediği resul müstesnadır.) [Cin 26, 27]

Allahü teâlâ, bu âyetlerde bildirdiği gibi, Peygamber efendimize birçok gaybı bildirmiştir. Peygamber efendimize bildirdiği gibi bazı evliya zatlara da bildirmiştir. Mesela Hazret-i Ömer, Medine’den İran’daki ordusunu görüp, komutanı Sariye’ye, (Dağa yanaş) emrini vermiştir. (Şevahid-ün Nübüvve)

Yine bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Geçmiş ümmetler içinde, olay meydana gelmeden önce bazı gaybları haber veren keramet ehli zatlar vardı. Ümmetimden de Ömer, onlardandır.) [Buhârî, Müslim]

Bazı peygamberlerine ve evliya zatların bazılarına gaybı bildiren de Allahü teâlâdır.

Peygamberimiz gaybı bilirdi
Sual: (Peygamber efendimiz gaybı bilirdi) veya (Evliyadan da gaybı bilenler vardır) demek caiz mi?
CEVAP
(Allahü teâlâ, Resulüne bildirdiği için, Onun bildirdiklerini bilirdi) anlamında, (Peygamber efendimiz gaybı bilirdi) demek caiz olur. Çünkü Kur’an-ı kerimde, (Allahü teâlâ, dilediği resule gaybı bildirir) buyuruluyor. Demek ki, dilediği resullere bildiriyor. (O resuller gaybı bilir) demek caiz olur. Bir âyet-i kerime meali:
(O, gaybın bilgilerini [sizden] esirgemez.) [Tekvir 24]

Evliya zatların kerameti de böyledir. Allahü teâlâ, onlara gaybı bildiriyor. Mucize ve kerameti ancak Allah'ın kudretinden şüphe edenler inkâr eder.

Kaynak http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3865

Rate it :

Allah’ın işitmesi ve görmesi

Sual: Kitaplarda, (Allahü teâlâ işitir, görür, ama Onun işitmesi, görmesi bizimki gibi vasıtayla, yani göz ve kulakla değildir) diye bildiriliyor. O zaman bunun gibi, (Allah’ın gözü, kulağı vardır; ama bizim gözümüze, kulağımıza benzemez, nasıl olduğu bilinemez) demek caiz olur mu?
CEVAP
Hayır, kesinlikle caiz olmaz. Bunu söyleyen, Mücessime ve Müşebbihe ismindeki sapık fırkalardır. Bunlar, (Allah cisimdir) diyerek Onu mahlûklara benzetiyorlar. Bunun gibi Vehhabiler de, (Allah’ın eli vardır, ama bizimki gibi değildir, nasıl olduğu bilinemez) diyorlar. Hâşâ, (Gözü, kulağı veya eli vardır) demek, yaratılmışlara benzetmek olur. (Gözünün, elinin nasıl olduğu bilinemez, bilinen şeylere benzemez) dense de, mahlûklara benzetilmiş olur, çünkü göz, kulak ve el birer organdır yani maddedir, cisimdir. Allahü teâlâ ise, bunlardan uzaktır. Bir âyet-i kerime meali:
(Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez.) [Şura 11]

İmam-ı Rabbânî hazretleri de buyuruyor ki: Allahü teâlâ, madde ve cisim değildir. O, bildiğimiz, düşünebileceğimiz şeyler gibi değildir. Nasıl olduğu anlaşılamaz, düşünülemez. Benzeri olamaz. Şu kadar biliriz ki, Allahü teâlâ vardır, bildirdiği sıfatları da vardır, fakat kendisinde, varlığında ve sıfatlarında akla gelen, hayâlimize gelen her şeyden münezzehtir, uzaktır. İnsanlar Onu anlayamaz. (2/67)

Rate it :

Son Cadı Avcısı Filmi (2015)

Son Cadı Avcısı - The Last Witch Hunter Filmi


ABD 2015 yapımı filmin Türkiye'de vizyon tarihi 23 Ekim 2015 Cuma günüdür. Son cadı avcısı filminin türü genel olarak korku olsa da fantastik, macera, aksiyon içermektedir. Filmin yönetmeni "Breck Eisner" ve oyuncu kadrosundan bazıları şunlar: "Vin Diesel , Elijah Wood , Rose Leslie , Michael Caine , Julie Engelbrecht" IMDb puanlaması 10 üzerinden 6/5 olarak belirlenmiştir.


Son Cadı Avcısı - The Last Witch Hunter Filminin özeti:

Film 13. yüzyılda geçmektedir.  Kaulder isimli kişi bir cadı avcıdır. Uzun zaman boyunca bunu meslek edinmiştir. Hiç kimsenin başaramadığı, yakalayamadığı en güçlü olarak bilinen Kraliçe cadıyı kolay bir şekilde öldürür. Fakat kraliçe cadı tam öleceği sırada cadı avcısını lanetler ve lanet sonsuza kadar ölümsüzlük lanetidir.  Bu sebepler cadı avcısını ailesinden ayrılmak zorunda bırakır. 

Son Cadı Avcısı Filmi (2015)


Zaman hızlı bir şekilde geçer ve uzun  yıllar, yüzyıllar geçmiştir. Tek tür olarak kendisi kalmıştır. Ancak bu geçen seneler hiçte kolay geçmemiş lanetli bir şekilde hayatı devam eden cadı avcısının bu zamana kadarki işi cadı avlamak olmuş ve türlü türlü acılar çekmiştir. 

Kötü giden bir şeyler belirmeye başlamıştır. Bunca senedir yok olan  kraliçe cadı tamamiyle geriye gelmiş ve bu olanların intikamını almaya and içmiştir. İkisi arasında çetin bir savaş olacaktır. İyi ve kötü savaşı eğer kraliçe cadı kazanırsa dünyanın da sonu gelecektir. Bu yüzden kazanan tarafın cadı avcısı tarafı olması gerekiyor. Bu kolay olmayacak ama kendisine çok güçlü bir yardım edli uzanacaktır. Hemde  hiç tahmin etmediği bir yerden..

Bir önceki film tanıtımı "Görevimiz Tehlike 5 Filmi (2015)" konumuza giderek detaylara bakabilirsiniz.
Rate it :

Halil Sezai Konseri (23 Ekim 2015)

SANATÇI: Halil Sezai

KONSER TARİHİ: 23 Ekim 2015 Saat: 20:00

FİYATI; ****

MEKAN/ADRES: Brandium Avm


AÇIKLAMA:

Halil Sezai Konseri 2015
Rate it :

Sezen Aksu Konseri

SANATÇI: Sezen Aksu

KONSER TARİHİ: 15-16 Ocak 2016 Tarihine Ertelenmiştir

FİYATI; ****

MEKAN/ADRES: Volkswagen Arena


AÇIKLAMA:

Sezen Aksu Konseri 2015
Rate it :

Mohsen Namjoo Konseri

SANATÇI: Mohsen Namjoo

KONSER TARİHİ: 19 Aralık 2015 Saat: 21:00

FİYATI; 1.Kategori-150.TL
2.Kategori-125.TL
3.Kategori-100.TL
4.Kategori-80.TL
5.Kategori-50.TL

MEKAN/ADRES: Volkswagen Arena


AÇIKLAMA:

Mohsen Namjoo Konseri 2015

Rate it :

Yok Öyle Kararlı Şeyler ( Nilipek )

SANATÇI: Nilipek

KONSER TARİHİ: 3 Ekim 2015 Saat: 22:00

FİYATI; **

MEKAN/ADRES: Garajistanbul


AÇIKLAMA:

2015 konserine davetliisniz
Rate it :

Real Bus Simulator Off-Road 3D v1.1

Real Bus Simulator Off-Road 3D v1.1 Android Cep Telefonu Oyunu


Araba oyunu sevenler günümüzde oldukça fazla genel olarak erkekler araba oyunlarını sever android cihazlarınızda oynayabileceğiniz çok güzel otobüs oyunu. Otobüs oyunları son zamanlarda oldukça revaçta bu oyun ile eğlenceli dakikalar geçirebileceksiniz.

Real Bus Simulator Off-Road 3D v1.1


SİSTEM GEREKSİNİMİ - Android 2.3 ve uzeri çalışmakta, dil, Türkçe ve İngilizce olarak kullanıcıya ücretsiz olarak sunulmaktadır. Bu oyunu google play store üzerinden indirebilir veya aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.hazar.bussimulator

Bir önceki konumuzda "Pixel Combat Multiplayer v1.3" android oyununun tanıtımını yaptık. İlgili konuya göz atarak oyunu indirebilirsiniz.
Rate it :

2Cellos Konseri

SANATÇI: 2Cellos

KONSER TARİHİ: 22 Aralık 2015 Saat:21:00

FİYATI; Zorlu Center

MEKAN/ADRES: 360.TL
250.TL
154.TL
101.TL
56.TL


AÇIKLAMA:

2Cellos Konseri 2015
Rate it :

Şebnem Ferah Konseri (19 Eylül 2015)

SANATÇI: Şebnem Ferah

KONSER TARİHİ: 19 Eylül 2015 Saat: 21:00

FİYATI; ****

MEKAN/ADRES: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi


AÇIKLAMA:


2015 Şebnem Ferah Konseri
Rate it :

Okey Oynarken Yeni Arkadaşlar Edinin

Okey oynamanın en önemli yanı kuşkusuz sosyalleşmek ve yeni arkadaşlar edinmektir. Zira yeni okey oynayarak yeni dostluklar kuran birçok insan vardır. Bu anlamda okey oynamak birçok açıdan faydalıdır ve özellikle ülkemizde birçok insan tarafından sürekli oynanmaktadır. Üstelik artık okeyi internetten oynamak çok daha keyiflidir. Çünkü yeni insanlarla internette tanışmak çok daha kolaydır. Bu açıdan okey gibi bir oyunu internet üzerinden oynamak çok keyifli olacaktır. Hâlihazırda bu konuda en kaliteli hizmeti veren okey oynama sitesi de http://www.okeyindir.net/ adresidir. Bu sitede hem okey oynayabilir hem de okey indirebilirsiniz. Kısacası pek çok açıdan beklentilerinizi karşılayacak bir sitedir.

Siteye giriş yaptığınız andan itibaren ne kadar kaliteli hizmet verdiklerini hemen fark edeceksiniz. İlk olarak sitede size sunulan hizmetlerin tamamı kategori olarak ayrılmıştır ve çok daha rahat bir şekilde okey oynayabilmeniz için düzenlenmiştir. Bu sayede okey oynarken hiçbir sıkıntı çekmeden istediğiniz odaya giriş yapabilirsiniz. Böylesine güzel bir hizmetin ücretsiz olarak verilmesi de ayrıca güzeldir. Dolayısı ile bu sitenin vermiş olduğu bu kaliteli okey oynama hizmetinden faydalanmanız çok iyi olacaktır. Üstelik okeyindir.net sitesi üzerinden okey oynamak için herhangi bir şekilde kayıt olmanızda gerekmemektedir. Yani sizi teferruatlarla uğraştırmadan direk sonuca götüren bir anlayışa sahip olan yönetici kadro sayesinde oynadığınız oyundan çok daha fazla keyif alabilirsiniz.

mobil okey indir

Sitenin sunmuş olduğu bir diğer hizmette okey indir hizmetidir ve bu hizmette de gene herhangi bir şekilde üye olmanıza gerek yoktur. Yani siteye giriş yapıp, kategori bölümünden okey indirme bölümünü seçip, istediğiniz okey oyununu hemen bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Böylesine güzel bir hizmete bedava olarak sahip olmakta ayrıca güzeldir. Üstelik sitede yer alan okey oyun çeşidi çok fazladır. İsterseniz 101 isterseniz klasik okey isterseniz de 51 gibi birçok okey oyununu ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Böylesine güzel bir hizmete ücretsiz olarak sahip olmakta çok büyük bir ayrıcalıktır. Yani bu siteyi kullanarak okey indir hizmetinden yararlandığınız sürece kendinizi çok daha özel hissedeceğinize emin olabilirsiniz.

Üstelik sitede yer alan bir diğer kaliteli özellikte bedava okey oynamayı öğretmesidir. Yani siteyi kullanarak okey hakkında birçok bilgi öğreneceğinize emin olabilirsiniz. Özellikle püf noktalar ile ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır ve çok daha fazla kazanmanız gereken tüyoları bu püf noktalarda bulabilirsiniz. Böylece kazanma oranınızı arttırarak diğer oyuncuların saygısını çok daha kolay bir şekilde kazanabilirsiniz.
Rate it :

Carnaval Latino

SANATÇI: Carnaval Latino Konseri

KONSER TARİHİ: 16:00 Kapı açılış
16:00 – 19:00 Latin Dans Gösterileri ve Atölyeler 19:00 Rodri-GO ve dansçılar
20:00 Mercadonegro Orkestrası
21:00 Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars

FİYATI;

MEKAN/ADRES: Life Park


AÇIKLAMA:

6 Eylül 2015
Rate it :
 




Copyright © 2013. 5TR | Sinema - Teknoloji - Sağlık - Güzellik - Moda - Tüm Hakları Saklıdır.
Tema Yapımcısı by ThemeXpose